4 Nisan 2009 Cumartesi

Teşekkürler İyi Niyet Teşekkürler İnsan Canlısı!

Mobil İlköğretim Okulu'na daha çok var mı diye sordu kız. Yok az kaldı geç kalmazsınız merak etmeyin cevabı onu rahatlatmıştı. Muhabbetin harlanacağı adamın üzerindeki kıyafetlerin kahverenginin her tonunu taşımasından belliydi! İnsan canlısıydı. Engin tecrübelerini saate ve burunlarından derin nefes alarak onu dinleyen bizlere aldırmadan paylaşmaya devam ediyordu. Varılan her durakta civar okullarıyla ilgili bir takım bilgiler vermekten kendini alıkoyamadığı gibi şöförün beklediği ''devam et kaptan'' cümlesi de istisnasız ondan yükseliyordu. Ayaktaki teyzelere yer vermesi muhabbeti kesebilirdi. Bu yüzden göz temasından mümkün mertebe kaçtı. Ondan başka hiç kimse nerede inmesi gerektiği konusunda net bir bilgiye sahip değildi. Bu gruba şöförün de dahil olması tüm gözleri onun üzerine çekiyordu. Mobil İlköğretim Okulu neredeydi? Cevabı büyük bir sırdı. Israrla söylemiyor zamanı gelince hep birlikte inileceğini tekrarlayıp duruyordu. Egosu tüm zamanların en üst noktasına ulaşmıştı. Sınavın ekmeğini yemesi zor görünüyordu ancak durumdan yeterince mutluydu. Uzun cümlelerin ardını kendi gülüşleri ile dolduruyor, arkasndan gelen derin sessizlikleri de kesmek istermişcesine konuya dönüp okula az kaldığını belirtiyordu...

Nihayet beklenen ses gelmişti. ''Mobil'e gidecekler beni takip etsin'' dedi.. Yürümeye başlamıştık. Turist kafilesini andıran halimiz görenleri şaşırtıyordu. Brifing bitmemişti durmaksızın anlatıyordu. Sıkılmışlığımızı gizleyip durumu idare etme çabamızın tek nedeni ona duyduğumuz minnetti. O da bunun farkında olacak ki herkese sorular soruyor, belki de bir daha hiç görmeyeceği bir takım insanları tanımaya çalışıyordu. Kız ile daha ilgili olmaya çalıştığı anlarda aşırı dölüğanlı (delikanlı) ruhu onu frenliyordu. Neyse ki uzaktaki görüntü hepimizin yüzünü gülümsetti. Okulu görenler teşekkür edip yavaştan çevredeki kırtasiye ve marketlere dağılmaya başladı..

Tüm hücrelerine yalnızlık nüfus ettiğinin farkındaydım. Kendisini ıslak bir mendil gibi basit ama etkili bir tamlama ile bütünleştirdiği de son gördüğüm andaki surat ifadesinde gizliydi. Tüm sıkıntı dolu anları unutup içimden ben de güzel bir teşekkür ederken eve gidip olanları yazmayı düşündüm. Gelgelelim o anlarda bu yazının finalinin okula yaklaştıkça değişeceğinin farkına biraz geç varacaktım. Evet insan canlısının bizi getirdiği okul Mobil İlköğretim Okulu değildi. Mobilse çok geride kalmıştı.

Teşekkürler iyi niyet, teşekkürler insan canlısı!


yalçın...

7 yorum:

fulya dedi ki...

ahha((:
nasıl yani?

şaka gibi insanlarla aynı havayı soluyoruz bazen komik bazen çok sinir bozucu.

ama bu anlattığın uzaktan bakınca! komik.(iyi niyetli insan canlısı)

Rahat-sız Hatun dedi ki...

Sayın Yalçın sorularım var.
Şimdi bu insan canlısı zat duygularınızla neden oynadı? Kasıtlı mı yaptı bunu eğer kasıtlıysa amaç ne idi? Öteki ihtimale gelirsek istemeden yaptı diyelim aklından zoru mu var arkadaşın?

yalçın dedi ki...

Rahat-sız Hatun: Şimdi bu arkadaş yazıda da belirttiğim üzere fazla insan canlısı, fazla iyi niyetli. İnsan canlısının normalde hangi canlılar için kullanıldığını biliyorum evet. İstemeden yaptığına eminim sonuçta kendisi de ''mal'' gibi kaldı. İyi niyetinin kurbanı oldu demek isterdim de diyemiyorum kuyruk acısıyla. Hem kendini hem bizleri yakmasının asıl nedeni bence de aklından zorunun olmasıdır. Yani her şeye atlamamak gerekmiş belki de.

Son olarak Fulya, yaşanan tablo sabah saatlerinde gerçekleşince komediden çıkıyor. Ama şimdi düşününce yaptığım tahlillerle aslında eğlenmişim.

Nasıl yani?
İşte böyle bir adam yani.

Gülen Tezer Üstün dedi ki...

45 kere gelse kaç yazar Gavur Antalya'ya demek için gelmiştim ama baktımki, yaş 22 ve bu yaşlardaki gençlerin bir kısmının takıldığı o garip telaffuz edalarından uzak, iyi bir anlatım, imla kurallarına uyulmuş bir yazı.Şaşkınlığımdan yazının temasını bile kaçırdım, iyi mi :P
Sevgilerimi, izin verirseniz de takdir duygularımı bırakıp gitmek isterim..

Gülen Tezer Üstün dedi ki...

Geri dönüp bir daha okudum :)
Bildiğini sandığımız birinin peşine takılıp gider misiniz bir daha?Sanmam :)

yalçın dedi ki...

Sevgili Gülen Tezer Üstün, çok teşekkür ederim gerçekten. Mutlu oldum. Hayatı zorlaştırmamak adına, daha anlaşılır olmak için genelde dikkat ederek yazarım. Hatta sms yazarken bile t9 kullanırım. Kimilerine sıkıcı gelse de bana daha keyifli geliyor böylesi.

İnsan çaresiz olduğu anlarda birine tutunmak istiyor aslında. Birilerinin peşine takılıp gitme, bir gruba aidiyet isteği gibi..

Ama yok bir daha kimseye takılmam. Uzun bir süre diyelim =)

Tekrar teşekürler..

pudra dedi ki...

ahahahahahahaha
bazen böyle oluyor ya
bu kadar hatayı kendine çivilemek için çabalayanı da olur muydu bilemiyorum ama oluyor