16 Şubat 2009 Pazartesi

Rüyalar Yabancı Omuzlarda

Bir çekmecem vardı önceden.
Ivır zıvırımı koyardım.
Tedavülümden kalkan.
Artık onu da bulamaz oldum.
Her şey çok karmaşık.
Sadece bir yerinde
Hala nefes alan iki balık.

Dolabın içinde yüzlerce renk
Hepsi bıkmış benden, hepsi sessiz.
Kırılmışlar bir de takvimde geri kalanlar.
Her şeye rağmen
En güzel an aslında giyinmek.
Biriyle görüşüp, diğeriyle sözleşmek.

Gölgede dursa başım,
Çarpmasa rüzgar yüzüme.
Uçuşmasa saçlarım ya da hiç bozulmasa..

Yine ben yaratsam dünyayı
Hani senin bahsettiğin o küçük dağları.
Karanlık olsa sonra öpüşsek o limanda
Utanıp gizlesen başını saçlarınla.
Bir sözümle kapatsam ayıplarımızı.
Ve yok etsem sinsi bakışları.

Ardından uyansan sağ omzumda.
Yine yeniden aynı ranzada.
Tanıyamasam ellerini, isimler karışmış belli ki.
-Lütfen dokunma, güneşe çıkmam gerek.
-Bu ıslaklık dün geceye kefil,
-Benim galiba daha kurumam gerek.


yalçın..

2 yorum:

jewel dedi ki...

"Biriyle görüşüp, diğeriyle sözleşmek..."
barney stinson mode on ha? naays.=))

yalçın dedi ki...

Ya yazılarıma açıklama yapmaktan pek hoşlanmasam da, rahatsız oldum şimdi =) Böyle mi anlaşıldı ki.

Yalnız hakikaten her yere çekilebilir bir anlam yüklemişim ben de. Başarılı buldum ne yalan söyleyeyim. Tabi bunu yazdıktan sonra tüm derinliği kaybolacak ama olsun =)

Bahsedilen asla bir Barney modu değildi. Elbiselerimi kastetmiştim yalnızca.
Birini giyip, diğerini de bir dahaki sefere giymek için söz vermek gibi.

Yanacağız ehe.